8 Eylül 2014 Pazartesi

Hatıra Koleksiyonculuğu

Sevgili Dost, 
Yazma vakti gelince dolabımın kapısını usulca aralıyorum, ne kadar çok şey birikmiş. Yazma vakti gelince sarnıcımın kapağını kaldırıyorum, ne kadar çok şey birikmiş. Elimi daldırıp dolabımdan rastgele bir şey çıkartıyorum: İp! İpi kovanın sapına bağlayıp sarnıçtan su çekiyorum. 
-Posta Kutusundaki Mızıka/ A. Ali Ural

Odamı topluyorum, toplarken de gözüm sürekli bir şeylere takılıyor, sonra onlarla oyalanmaya başlıyorum. Ve sonra.. Elimi attığım her bir eşyanın içinden çıkan hatıralarım, yaşadıklarım gözümün önünden film şeridi gibi akıp geçiyor. Bazılarına gülüyorum, bazılarına üzülüyorum. Ama güzelce anımsadıklarım daha fazla. Hani insanın aklında güzel anılar daha çok kalırmış da kötü olanlar çabuk unutulurmuş ya işte o misal :) 

Yaşadığım mutlu anılar, tecrübeler, bilgi birikimleri.. Yani aklımın bir köşesinden silmek istemediğim güzel hatıraların kağıda dökülmesi, çizilmesi, yapıştırılması benim için mühim bir durum. 'Söz uçar, yazı kalır.' atasözünü de göz önünde bulundurmak gerek. Yaptıklarıma, yazdıklarıma daha sonra bakınca belki de unuttuğum detayları tekrar hatırlayıp gülümseyeceğim. :)

Peki bu anıları kaydetmek için ne lazım? Tabi ki: Defterler.. :)

Aslında bir adet defter ile de çok da güzel yapılır hatıra koleksiyonculuğu, amma ve lakin defter hastalığım olduğu için alıp bir köşeye yığdığım defterleri değerlendirmek için de çok güzel bir fırsat oldu bu. Her bir deftere farklı bir görev düştü. Başlayayım o zaman yavaştan hangi defteri ne amaçla kullandığıma..

Mavi kapaklı, içimi açan bu deftere uzun müddet birşey yazmadan bekledim acaba ne amaçla kullansam diye. Daha sonra aklıma ailem, akrabalarım ve arkadaşlarım geldi, onlarla yaşadığım anılardan ölümsüzleştirdiklerimi renkli yazıcıdan çıkarıp defterin sol yaprağına yapıştıracaktım ve sağ taraftaki yaprağa da onların benim için ne ifade ettiğini ve o gün yaşadıklarımızdan bahsedecektim. :) Yaptım da. Çok güzel oluyor, bir sürü görselle ve yazıyla rengarenk anılar defter kapağını açtığımda uçuşmaya başlıyor :)) Bu fikir sizlere bir numaralı tavsiyemdir! ;)

Kapaktaki söz gibi gerçekten de 'Yazmak insana iyi hissettiriyor.'.



Gelelim ikinci tavsiyeye:

Gün içerisinde ne yaşadıysam, içlerinden o gün beni en çok etkileyeni seçip sadece bir cümle yazdığım her ayın günlerine bölünmüş küçük kareciklerden oluşan bir defter. Bu aylık program defterini doldurmak çok eğlenceli oluyor, geçmiş aylara dönüp her cümleyi çok kısa sürede okuyup o anıları anımsamak ise kesinlikle paha biçilemez. :))) Şimdiden defterdeki aylar bitince ne yapacağımı düşünüyorum, umarım buna benzer bir minik ajanda bulabilirim. 

 

Üçüncü tavsiyedeyiz: 

Seyahat etmeyi sevmeyenimiz yoktur herhalde ;) Gittiğimiz yerlerden de hediyelik eşya almak, gittiğimiz yerleri, ileride o eşyalara bakıp hatırlamak isteriz. Hatta bazılarımız, müzelere girdikleri kartları, uçak biletlerini bile saklar. Ben de bu gruba dahilim. Tren, ucak, metro, otobüs biletleri, müze kartları, kartvizitler hatta ben de küçük tatlı anısı olan ve hediye edilen çikolataların paketlerinin bile anısı olduğu için sakladığım oluyor bazen. (utanıyor) Biraz abartı gelebilir okuyunca sizlere ama, seviyorum yapacak birşey yok :D Bu defterin içine yapıstırdığım o kartların da yanına o gün içerisinde 'ne oldu, ne bitti, kim verdi, niye verdi, nasıl bir insan' gibi yazılar yazıyorum. Evet bu da böyle bir defter ;)



Dörde geldiiiik:

Uzun bir süre kıyamadığım, ''Ne yazılır ki bu güzelliğe?'' deyip durduğum ve en sonunda okuduğum kitaplarda en beğendiğim alıntıları yazmaya karar verdiğim defter. 

''Bunun hatıra ile ne alakası var?'' diyebilirsiniz. Biraz ince düşününce aslında var. Kitap okurken insanın zihni hep kendi yaşadıklarına gider gelir. Kendi hayatıyla kitap arasında bağ kurar, karakterleri bağdaştırır, hayal alemine dalar. Ders çıkarır. Bazen hayatını değiştirecek bir cümleyi bile kitaplarda bulabilir. O nedenle kitap sözleri yaşamımıza iyi- kötü yön verebiliyorsa hatıraları da içine alabilir. 


Kitap okurken etkilendiğimiz cümlenin genelde altını çizeriz. Daha sonra elimize alınca kolaylıkla bulmak için. Ama eğer beğendiğim cümleleri, paragrafları ve sözleri deftere aktarırsam daha çabuk ulaşırım diye düşündüm. Böyle bir kolaylığa karşı koyamadım. ;) Bolca tavsiye olunur. Başucu kitabı değil de artık başucu defteriniz olur :)




Ve içine ne gibi hatıraların işleneceğini merakla beklemekte olan diğer defterler...
O kadar çok şey var ki kafamda hangisi daha mantıklı olur, hangisi içime siner diye bir türlü karar veremedim. Eğer sizlerin bir fikri olursa yorumlarınızı beklerim ;) 



Demem o ki: Yazın, hatırlayın, yaşanan tüm güzellikleri unutmamak adına elinizden geldiğince, fırsat buldukça yazın ki ileride elinizde size huzur verecek, gülümsetecek elle tutulur anılarınız olsun. Defterler de sizlere birer anı olarak kalsın.. :)





15 Ağustos 2014 Cuma

Kartlar: Hal ve Hatır Sormanın En Güzel Aracı ;)

Kart koleksiyonu yapmaya başlayalı uzun zaman oldu, fakat ilk başladığımda bir iki tane yapıp bırakmıştım. Şimdi yine yeniden  depreşti kart yapma isteği içimde :)


Koleksiyondan kastım aslında alıp biriktirmek değil de kendi kartlarımı kendi elimle yapmak..
  Koleksiyon diyorum ama biriktirmekten çok yapıp arkadaşlarıma kart olarak göndermek daha çok hoşuma gidiyor ve hal böyle olunca koleksiyon olmaktan çıkıyor iş açıkcası :) Amma ve lakin kartlarım sahiplerini bulana kadar bende kaldığına göre bir nevi koleksiyon oluyor sanırım ;)

Ay ve yıldızlar..


Peki kart koleksiyonu yapmaktaki amacım ne? 
Hobinin amacı benim için  bir nevi zihni boşaltmaktır. Günlük telaşlardan, koşuşturmalardan sıyrılıp odaklandığım ve yapmaktan büyük zevk aldığım işlerdir. İşte bu kart yapmaktaki amacım da en başta sadece öyleydi fakat daha sonradan içine duygu ve düşüncelerimi yazıp arkadaşlarıma yolladığım için hayırlı bir amaç da eklendi diyebilirim. Hatırlanmak, hal hatır sormak güzel şeyler :) Hele bu şekilde olunca daha da güzel hale geliyor. 


Karanfil çiçeğiyle hazırladığım kart


Babamın benim için topladığı çiçekler mesela.. :) O kadar özeller ki benim için.. Ne yapsam, nasıl değerlendirsem de ortalıkta ziyan olmasa dedim ve mor çiçekli bu kartı hazırladım. :) Tam da 6 mor çiçekten oluşuyor. Tevafuk olmuş olacak ki ailem de annem, babam ve kardeşler toplam altı kişiyiz. O nedenle her bir çiçek bir birey oluverdi. Böylece hatırası olmuş oldu. :)


Bu kart da fırından taze çıktı :) Deniz kabuğu toplamayı oldum olası sevmişimdir, kart için de iyi fikir olur diye düşündüm ve bu mutlu manzarayı yaptım :) 

Bu kartın ismi de 'Gülümsemek sadakadır.' olsun o zaman :)






31 Temmuz 2014 Perşembe

Hayatıma Renk Katan Dostluk :)

****Güzel yüzlü dostumun doğum günü vesilesiyle içimdekileri döküp ona hediye olarak sunmak istediğim küçük bir yazı****
(31 Temmuz 2014)

Bir insan girer hayatınıza ve canınızdan bir parça olur... Düşüncelerinizde, kalbinizde ve dualarınızdadır hep..

Bir insan girer hayatınıza ve sizin huylarınızı güzelleştirir.. Değişmenizi sağlar.. Sabırsızsınızdır, size sabretmeyi öğretir. Çabuk sinirlenirsiniz sakin olmayı öğretir :) Hayata bakış açınızı değiştirir, Yaşama sevincinizi arttırır. Sevgisiyle mutlu olursunuz ve sevildiğinizi hissetmenizin ise paha biçilmez bir değeri olur kalbinizde..


İşte öyle güzel bir insan var ki hayatımda bana bütün bu güzel duyguları yaşatan ve hayırlı güzel şeylere vesile olan.. :)

Hani olur ya küçük bir çocuk balonu elinden uçup gitmesin diye onu çok sıkı tutar. Çünkü o balon ona neşe verir, onu sevindirir.. İşte ben de güzel dostumun elini tutmak ve hiç bırakmamak istiyorum. Elinden tutup, gönlünde olmak istiyorum. Bu dünyada da, ahirette de yanımda olsun istiyorum.



Dostluğumuz daim olsun inşallah! 

Seni çok çok çok seven ve bunu tüm kalbiyle şuracıkta söylemeye çalışan kızçeden sevgilerle :* :*

İyi ki doğdun! :)



30 Haziran 2014 Pazartesi

Sade ve Tatlı Bir Hobi :)

Çiçekler çiçekler çiçekler...

Envai çeşit çiçekleri kurutmayı oldum olası sevmişimdir. 'Çiçekleri kurutup kurutup ne yapmalı?' diye de çok düşündüm. Genelde kitap aralarında kaldılar bazen de kitap ayracı yaptım kuruttuğum çiçekleri. İnstagramda @spielkkind adlı paylaşımcının kurutulmuş çiçekler ile yaptığı birbirinden sevimli paylaşımlarını görünce çok hoşuma gitti. Bana biraz da ilham kaynağı oldu sağolsun. Ben de denemek istedim kuruttuğum çiçeklerle ve ortaya tatlı şeyler çıktı :) Tabi ben bu paylaşımcı kadar profesyonel değilim çizimim de çok iyi değildir ama ilk çalışmalar olarak idare eder diye düşünüyorum yaptıklarım :)

Öncelikle spielkkind adlı Alman paylaşımcının yaptığı birbirinden tatlı sanatsal çalışmalardan birkaç tane koyayım ;)


 


Hepsi birbirinden şirin ve çok başarılı. Bu kadar sade ve yapımı çok fazla materyal gerektirmeyen sanatsal çalışmalara nadir rastlanıyor tabi :) Kullandığı minik karakter de ayrı bir sevimli. Aklına gelen türlü türlü fikirleri de göz ardı etmemeli. İnsan küçük şeylerle de maddi olarak çok fazla harcama yapmadan güzel şeyler ortaya koyabiliyor demek ki.  

Şimdi de benim yaptıklarımdan birer tane koyayım belki sizlere de ilham olur bu güzel uğraş :) 



İlham kaynağımıza da teşekkür edelim, thanks for the inspiration dear spielkkind ;)

Ağaç altı kitap keyfi adlı çalışma :)

Salıncak keyfi adlı çalışma :)

Çiçekten balon adlı çalışma :)

Kavuşma adlı çalışma :)

7 Haziran 2014 Cumartesi

Bir Damla Yağmur..

Bahar.. 
En sevdiğim mevsim :) Nasıl olmasın ki? Kupkuru ağaçlardan birdenbire pespembe ve bembeyaz çiçekler çıkıveriyor. Doğa yeniden hayat buluyor. Rengarenk çiçekler ve mis kokuları insana huzur veriyor. Hele ki kiraz çiçekleri.. Ağaçları sarıp sarmalayasım geliyor.. Ah bir başımızı kaldırıp etrafa baksak, hiç birşey göremesek de en azından masmavi gökyüzüne bakmak bile şükretmek için bizlere bir vesile olup çıkıveriyor.

 

 Ve bahar mevsimiyle gelen yağmur.. Dinlendirici sesi, topraklara getirdiği bereketi her şeyiyle ''İyi ki yağmur denen nimet var Allah'ım!'' dedirtiyor insana.. :) Çiseleyen yağmurda şemsiyesiz yürümek ve ıslanmak.. Tarifsiz bir duygu.. Ve yağmur, gece yatağa uzandığınızda usul usul yağıyorsa, ninni gibi geliyor kulağa. İşte o ses bütün dertlerini alıp götürüyor bir süreliğine insanın..


 
Yeni Türkü'yü çoğumuz biliriz, eşsiz kendilerine özgü müzik tınıları hep hoşuma gitmiştir. Dün blogumu açmamın hemen üzerine İngilizce'den çevrilen bir şiirden alınıp bestelenen bu müziği uzun bir aradan sonra tekrar dinlememi sağladı bir arkadaşım. Daha sonra başka bir arkadaşım da dinlemem için yolladı. :))) E tabi yağmurlu günlerde böyle yağmur temalı şarkılar, şiirler iyi gidiyor. O zaman yine yeniden dinleyelim hep birlikte.. :)

Peki ben neden bahar ile başladım ilk paylaşımıma? Çünkü bahar mevsimi hep güzel başlangıçları hatırlatır bana, inşallah güzel bir başlangıç yapmışımdır ;)

Bir sonraki paylaşıma kadar hoşça kalın...